Bugun...



Nükleer mevzuatımızla bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete

Samsun Çevre Platformu SAMÇEP, Fukuşima Nükleer Felaketinin 8. Yıl dönümünde bir basın açıklaması yaptı.

facebook-paylas
Tarih: 11-03-2019 16:46

Nükleer mevzuatımızla bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete

Nükleer mevzuatımızla bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete

Samsun Çevre Platformu SAMÇEP, Fukuşima Nükleer Felaketinin 8. Yıl dönümünde bir basın açıklaması yaparak; nükleer enerji mevzuatında ve çevre düzeni planlarında yapılan değişikliklerle ülkemizin nükleer belirsizliğe sürüklendiğine dikkat çekerek; “Nükleer mevzuatımızla bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete. Nükleer Santral Projeleri İptal Edilsin” çağrısında bulundu.

BASINA VE KAMUOYUNA

Japonya'yı 11 Mart 2011'de vuran deprem ve tsunami, Fukuşima nükleer santralinde Çernobil'den sonraki en büyük küresel nükleer felakete sebep oldu.Bugün Fukuşima nükleer felaketinin sekizinci yıl dönümü. Ancak raporlara göre felaket sonrası dünyaya yayılan radyasyon azalmak bir yana artmaya devam ediyor.

Tüm dünya nükleer felaketin yaralarını sarmaya çalışırken AKP Saray Rejimi ile son zamanlarda Nükleer Mevzuatımız açısından vahim gelişmeler yaşanmaktadır. Bunlardan biri de Sinop-Kastamonu-Çankırı 100 Binlik Çevre Düzeni Planı değişikliğidir.

Sinop’ta Nihai Nükleer Atık Depolanması Kabul Eidlemez!

Sinop Nükleer Santralı ÇED raporlarında yer alan inşaat aşaması ve işletme aşaması bilgilerini kamuoyuna bir kez daha hatırlatmak isteriz; proje için ayrılan alanın büyüklüğü 10,1 Milyon metrekare, inşaat aşamasında yapılacak kazı miktarı 32, 6 Milyon metreküp, günlük soğutma suyu miktarı 28 Milyon metreküp, işletme aşamasında katı, sıvı ve gaz radyo aktif atıklarınoluşacağı da olarak belirtilmektedir.

Bu büyüklükler Akkuyu Nükleer Santralı ile karılaştırıldığında yaklaşık alan olarak 5 kat, kazı miktarı olarak da 3 kat büyüklükte; 3. Havalimanı ile karşılaştırıldığında ise sadece maliyet olarak yaklaşık 5 kat büyüklükte bir projedir.

Sinop Nükleer santralı gerek inşaat gerekse işletme aşamasında Orta Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere tüm bir ekosistemüzerinde çok büyük bir stres yaratacaktır.

Böylesine devasa bir proje Çevre ve Şehircilik Bakanlığının (ÇŞB) Sinop- Kastamonu- Çankırı Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planında veSinop Merkez İlçe alt Planlama Bölgesi 25 bin ölçekli Çevre Düzeni Planında belirtilmemiş. Bu plana karşı ilgili meslek odalarının ve nükleer karşıtlarının açtığı dava 10 Ekim 2018 tarihinde usulden reddedilerek Sinop Nükleer Santralı çevre düzeni planlarında gizlenmeye devam edilmiştir.

ÇŞB mahkemenin verdiği bu kararın hemen ardından Sinop, Kastamonu ve Çankırı’yı kapsayan 100 bin ölçekli çevre düzeni planından değişikliğe giderek, Sinop Nükleer Santral alanında nihai nükleer atık depolamayı olanaklı kılacak düzenlemelere kapı aralamaya çalışmaktadır.

 

Nükleer mevzuatımızla bindik bir alamete, gidiyoruz….

Toplumun genelini ilgilendiren, gelecek kuşakları biçimlendiren nükleer santral gibi projeler ve kentsel bölgesel yaşam alanlarını düzenleyen tüm yasal düzenlemeler veya kentsel planlar yapılırken “baskın basanındır” anlayışıyla meclislerdeki oy çokluğuna dayanarak, asgari demokratik yönetim ilkeleri, saydamlık, açıklık, katılımcılık, hesap verebilirlik değerleri göz ardı edilerek alınan kararların sonuçları da ne yazık ki kötü oluyor.

Akıl ve bilim dışı plansız girişimlerin olumsuz sonuçlarını hayatta kalmayı başaranlarımız yaşayarak görmektedir.

TBMM’de halkın katılımına, izlemesine açık olarak Nükleer Enerji  Komisyonu kurmalıdır.

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik krizi derinleştirecek olan, gelecek kuşaklarımız için büyük riskler içerenNükleer Santral Projeleri İptal Edilsin!

Saygılarımızla.

Mehmet Özdağ

Samsun Çevre Platformu – SAMÇEP Sözcüsü




Bu haber 374 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER DÜNYA Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


HABER ARA
YUKARI YUKARI