logo

Buda Geçer Yahu

Eski zamanlardan birinde derviş bir köye gelir. Açlıktan bitap bir halde köylülere karnını doyurabileceği ve gece kalabileceği bir yer olup olmadığını sorar. Maddi olarak zor durumda olan köylüler dervişi Şakir isminde bir çiftlik sahibine yönlendirirler. Derviş biraz ilerledikten sonra köyün dışına doğru bir çiftliğe ulaşır. Burası oldukça görkemli bir çiftliğin içinde kocaman bir çiftlik evinden oluşmaktadır. Kapıyı çalar ve Şakir kapıyı açar. Derviş aç olduğunu ve bu gece onun evinde kalmak istediğini söyleyince Şakir bu Tanrı misafirini evine buyur eder. Şakir’in eşi sofrayı güzelce donatır, bir güzel yiyip içerler. Şakir dervişin birkaç gün daha kendi evlerinde kalmasını ister, dervişte birkaç gün daha kalarak sonrasında yola çıkmak için hazırlıklarına başlar. Derviş kapıdan çıkarken Şakir’e döner ve şöyle der. “Sana çok teşekkür ederim dostum. Bir kaç gündür bana çok iyi baktın, sayende yoluma daha sağlıklı devam edebileceğim. Sen çok iyi bir insansın. Bak kocaman bir çiftliğin var, güzel bir ailen var. Ayrıca çok gönlü bol bir insansın. Allah sana daha çok versin inşallah.” Şakir elini bu misafirin omzuna koyar ve “Buda geçer yahu” der.
Derviş bu söze bir anlam veremez yol boyunca düşünüp durur. Adamın evi var, çiftliği var, iyi bir ailesi var, ciddi bir geliri var ve hala “Buda geçer yahu diyor.”
Derviş yine diyar diyar dolaşmaya devam eder. Gel zaman git zaman birkaç yıl sonra dervişin yolu yine aynı köye düşer. Tabi hemen eski arkadaşı Şakir’in yanına gider. Birde ne görsün o ihtişamlı çiftliğin yerinde terk edilmiş, kullanılmadığı için mezbelelik halinde bir çiftlik ve çiftlik evi kalmış. Hemen köyün kahvesine döner ve Şakir’i sorar. Meğer geçen yıl çok büyük bir sel olmuş ve Şakir’in çiftliği ile birlikte her şeyi bu sel ile birlikte yok olup gitmiştir. Peki bu eski dost nerde şimdi ne yapıyor diye sorar derviş. Şu anda köyün en zenginlerinden biri olan Haddad’ın çiftliğinde çalıştığını öğrenir eski dostunun. Derviş bu eski dostunu görmek için çıkar tekrar yola. Bir solukta Haddad’ın çiftliğine ulaşır. Bir de ne görsün o ihtişamlı mal varlığı olan Şakir üstünde yırtık pırtık elbiselerle çalışıyor. Dervişi görünce hemen koşup sarılır eski arkadaşına. Şakir ne oldu sana böyle diye sorar derviş. Şakir’in verdiği cevap yine tanıdıktır. “Buda geçer yahu.” Derviş bu duruma çok üzülür ama eski arkadaşını da çok fazla üzmemek için cevap vermez. Birkaç gün kaldıktan sonra yola çıkan derviş aynı şeyi düşünerek yolnuna devam eder. Bir insan en üst noktalardan en alt noktalara nasıl düşebilir. Sonra şunu düşünür derviş, arkadaşım halen daha umudunu kaybetmemiş, şimdi hayatı hep çalışarak geçecek, belki de eski durumuna hiçbir zaman gelemeyecek.
Derviş yine dolaşmaya başlar. Aradan birkaç yıl daha geçer ve dervişin yolu yine aynı köye düşer. Koşar adımlara eski dostunun çalıştığı Haddad’ın çiftliğine ulaşır. Bir de ne görsün, o üstü başı yırtık Şakir gitmiş, yerine bambaşka bir Şakir gelmiştir. İşin aslını öğrenince şaşkınlığı bir kat daha artar dervişin. Hayatını kaybeden ve başka hiçbir yakını olmayan Haddad tüm mal varlığını Şakir’e bırakmış. Şakir eskisinden çok daha zengin olmuştur. Eski günlerinden çok daha varlıklı olan Şakir eski dostunu bir güzel karşılar tekrar. Birkaç gün kalan derviş tekrar yola çıkmak için hazırlanırken, Şakir’e döner ve “Eski dostum seni bu halde görmek beni çok sevindirdi. Artık eskisinden çok daha varlıklısın. Şimdi bana müsaade umarım geri kalan hayatın hep böyle sürer.” Şakir elini yine dostunun omzuna koyar ve “Buda geçer yahu” der.
Derviş eski dostunun incineceğini düşünerek bir şey demeden oradan ayrılır, ama içten içe daha ne olacak bir elin yağda bir elin balda. Eskisinden daha zengin olmuşsun. Bu sözü neden sürekli tekrar edip duruyorsun” diye düşünerek oradan uzaklaşır.
Derviş yine diyar diyar dolaşmaya devam eder. Aradan uzunca bir süre geçer ve derviş tekrar Şakir’in köyüne gelir. Artık dervişte yaşlanmıştır. Şakir’inde artık yaşlandığını düşünen derviş Şakir’in köyüne gelir gelmez, kahvehaneye uğrar ve Şakir’i orada mı diye bakar. Dervişi artık tanıyan köylüler arkadaşı Şakir’in vefat ettiğini dervişe bildirirler. Derviş eski dostunu kaybettiği için çok üzülür. Şakir’in mezarının bulunduğu yere doğru yola çıkar. Köyün biraz dışında hafif bir tepeye geldiğinde tepenin üstünde mezarını bulur eski dostunun. Derviş hafifçe mezara yaklaşır “Vay be eski dostum seni böyle de görmek varmış” der. Mezarın etrafındaki toprakları elleriyle hafifçe düzeltir, mezarın üzerini sular. O sırada mezarın hemen üst tarafında yassı bir taş dervişin dikkatini çeker. Taşı eline aldığında hafif bir gülümsemeyle taşın üzerindeki yazıyı okumaya başlar. Taşın üzerinde “Buda geçer yahu” yazıyordur. Vay be eski dostum yine yaptın yapacağını diye iç geçirir derviş. Zaten ölmüşsün ve mezardasın. Daha ne geçecek diye hayıflanır kendisince. Derviş eski dostunu kaybetmiş olmanın üzüntüsü ile köyden ayrılır, tekrar yollara düşer.
Gel zaman git zaman bir haber alır ki resmen yıkılır. Şakir’in köyünde yakın zamanda aşırı yağışlardan kaynaklanan bir sel olmuştur ve Şakir’in mezarını önüne katarak alıp götürmüştür.
Yani kıssadan hisse; “Güvenme bugününe, buda geçer yahu”

Share
2461 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?