logo

Bir Karneler daha dağıtılırken


Hilal Hoca
polis316@hotmail.com

Karne Günü

Yorucu bir eğitim öğretim yılını sağlıkla huzurla tamamladık, öğrencilerimiz tatili hak ettiler.

Çocuklarımızın akademik başarılarının değerlendirildiği karne döneminde anne ve baba olarak birtakım sorumluluklarımız vardır. Anne – Baba birbirleriyle ve çocuklarıyla karşılıklı konuşarak karne ile ilgili duygularını çocuğun kişiliğine zarar vermeden net bir şekilde ortaya koymalıdır.

Çünkü karnedeki notlar derslerle ilgili çabasını gösteren değerlerdir, asla kişiliğinin değerlendirmesi değildir.

Öğretmenlik ; öğretimle beraber sevgi ve fedakarlık, kişinin aklını, ruhunu ve benliğini beslemek suretiyle öğrencileri hayata en iyi şekilde hazırlamak ve onların duygularına dokunmaktır.

Öğretmenlik mesleğinin daha çok manevi tatminin yaşandığı kutsal bir meslek olduğunu biliyoruz ve öğretmenlerimize bu bilinçle çalıştıkları için teşekkür etmek isterim.

Sevgili öğrencilerim,
Karne, sizin sınav ve kazanımlarınızın yansıyan performansınızın göstergesidir; kişiliğinizin değil. Performansınızdan memnun değilseniz çalışma alışkanlığınızı gözden geçirerek, çabanızı arttırmalısınız.

Milli Eğitim Bakanlığımızin emirleri gereği tatilde ödev yok. Tatilin, eğlenmeye ağırlık verilebileceğiniz bir zaman dilimi olduğunu fırsat biliniz. Tatilde kitap okuyarak , sosyal aktivitelere katılarak ve yaşadığımız çevremizi, şehrimizi gezerek tanımaya çalışalım.

Sevgili öğrencilerim,kendinize güvenin, başarınıza inanın.

Unutmayın ki; karneniz nasıl olursa olsun, siz anne ve babanızın gözünün nuru ,Türkiye’mizin umutlu geleceğisiniz.

Hilâl Gök
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmen

Share
1285 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Akşen: Her geçen yıl vefasızlık ilgisizlik gözle görünür bir hal alıyordu.

    21 Temmuz 2018 Koşe yazarları, Manşetler, Turhan Akşen

    Atatürk anıtında Kıbrıs Barış Harekatının 44.Yıldönümü için şehit olan 498 kahraman askerlerimizi ve 1200 yaralı olan gazilerimizi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bağımsızlık ve kuruluş yıldönümünü anmak için toplanmıştık. Yüreğim burkuldu, gözlerim doldu. Çünķü her geçen yıl vefasızlık ilgisizlik gözle görünür bir hal alıyordu. Oysa daha 5 gün evvel bu millet bürokrasi kadrolarıyla sivil toplum örgütleri belediye başkanları milletvekilleri siyasi parti başkanları ile birlikte 15 Temmuz şehitlerini Cumhuriyet meydanında iki gün boyunca ...
  • Bir Umut “Mavi Kelebek”

    14 Temmuz 2018 Koşe yazarları, Manşetler, Serkan Temiz

    Katliam ismi bile insanın aklında ürperti oluşturuyor. Geçen gün Mavi Kelebek adlı bir yazı çok ilgimi çekti fakat o yazıyı sizinle paylaşmadan önce neden olan olaydan Srebrenitsa Katliamından bilgiler vermek istiyorum. Vikipedi bu katliama "dünyanın en büyük katliamları arasında" der. Peki nedir Srebrenitsa Katliamı ; “Srebrenitsa Katliamı ya da Srebrenitsa Soykırımı 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı (Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaşı)'nda Sırp Cumhuriyeti Ordusu'nun Srebrenitsa'ya karşı giriştiği Krivaya '95 Harekâtı esnasında Temm...
  • Ozan’la Karşı kıyıdan “Futbol Rüzgarı”

    07 Temmuz 2018 Koşe yazarları, Manşetler, Ozan Soylu

    Merhaba Sayın Okurlarımız, Bugün yedinci ayın yedisi. Yedi rakamı pek çoğumuz için uğurludur, umarım bugün komşumuz Rusya’ya da Hırvatlar karşısında uğur getirir ve yarı finale taşır. Tabiki herşey uğurla olmuyor… İnanmak, gerekli hazırlıkları yapmak, disiplinli çalışmak ve takım ruhu, taraftar ruhu, atmosfer…İspanya karşısında alınan tarihi galibiyetle komşumuz Rusya, 2018 FIFA Dünya Kupası’nın Rusya’da oynandığını dünyaya iyice benimsetti. Özellikle kaleci Akinfeyev’in sağ köşeye uçarken sol ayağıyla kurtardığı penaltı tüm bu şartla...
  • Akşen’ den “VEFALI OLMAK”

    02 Temmuz 2018 Koşe yazarları, Manşetler, Turhan Akşen

    VEFALI OLMAK Genç adam iyi bir terziymiş. Bir dikiş makinesi ve küçücük bir dükkânı varmış. Sabahlara kadar uğraşıp didinir ama pek az para kazanırmış. Çok soğuk bir kış gecesi dükkanı kapatırken elektrik sobasını açık unutmuş ve çıkan yangın onun felaketi olmuş. Artık ne bir işi varmış ne de parası. Günler boyu iş aramış ama bulamamış... Yük taşımış, bulaşıkçılık yapmış, yine de evinin kirasını ödeyecek kadar para kazanamamış. Sonunda ev sahibinin de sabrı taşınca, küçük bir bavula sığan eşyalarıyla sokakta bulmuş kendini... ...