logo

ATATÜRK DEVRİMLERİ İLE KİMLİK BULAN TÜRK KADINI

İnsan Olmanın Gereği Olan Onurlu Duruşundan Asla Vazgeçmeyecektir

Türk kadınının layık olduğu değere ulaşmasına çok önem veren Atatürk sayesinde kadınlara, 1930 yılında belediye seçimlerinde seçme, 1933 yılında çıkarılan Köy Kanunuyla muhtar seçme ve köy heyetine seçilme, 5 Aralık 1934’te Anayasada yapılan bir değişiklikle milletvekili seçme ve seçilme hakları tanınmıştır. Türk kadınını layık olduğu değere kavuşturan bu anayasa değişikliği dünyanın çoğu modern devletlerinden önce Türkiye Cumhuriyetinde gerçekleşmiştir. 1935 seçimleriyle 18 kadın milletvekili TBMM girebilmiştir. Seçme seçilme hakkı Türk kadınının birçok alanda önünü açmış kadın haklarının gelişmesini sağlamıştır.

Ancak Atatürk’ün kadınlarımıza vermiş olduğu seçme ve seçilme hakkı büyük ölçüde kağıt üzerinde kalmış, kadınlar ne yazık ki uygulamada ailesinin seçtiğini seçmiş, kendisi ise seçilememiştir… Özellikle de son 16 yıldır, kazanılan tüm haklar gerilemiş toplumsal baskı, eğitim sistemi ve siyasilerin söylemleriyle gittikçe arttırılmıştır.

Aradan geçen 84 yılda nüfusun yarısından fazlası iken; kadınların kazanımlarının daha ileriye taşınması gerekirken, eğitimde, istihdamda, karar alma ve yönetim mekanizmalarında önümüze konulan engeller sonucu maalesef olmamız gereken yerde değiliz.

Kadınların öncelikle toplum içerisinde var olmak için mücadele ettiği bir ülkede, onların siyasete tam ve aktif katılımını sağlamak için pozitif ayrımcılık temelinde demokratik atılımların bir an önce yapılması gerekmektedir.

Kadınlarımızın, sahip olduğu haklarının bilincine varmaları da büyük önem taşımaktadır. Ülkenin geleceğinin belirlenmesinde ve gelişme yolunda atılacak tüm adımlarda görev almalı, yeniliklerin öncüsü olmalı, siyasal yaşamda etkinliğimizi artırmalı ve ülke yönetiminde daha fazla söz sahibi olmalıyız.

Ülkemizde Kadınlar yönetimdeki hakkını ancak siyasete katılarak kullanacaktır. Her yerde seçilebilir sırada kadın aday, parti ve meclislerde, hükümet nezdinde % 50 kadın; Seçilen kadınların da gerçekten kadının yanında ve kadın sorunlarını yine kadın gözüyle, kadın diliyle çözüm üretirken görmek istiyoruz.

Atatürk Devrimleri ile Cumhuriyetin özgür birer yurttaşı olan biz kadınları yeniden evlere kapatıp karanlığa mahkum etmek isteyen zihniyete söyleyecek çok sözümüz var: Çünkü biz kadınlar Cumhuriyet Devrimlerinin güvencesiyiz. Laikliğin güvencesiyiz. Eşitçe ve onurlu bir yaşam sürmenin güvencesiyiz.

Bu toprağı vatan yapan, kadını ve erkeğiyle Büyük Türk Milletidir! Kadınlarımız Korunmak ve temsil edilmek için iltimas dilenmiyor. İnsan olmaktan gelen hakkı aramak için cinsiyetin önemi yoktur, bunun için birlikte mücadele edeceğiz. Biz Atatürkçü Türk Kadınları olarak iyi biliyoruz ki; Kadın hakları için verilecek mücadele, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyetini sonsuza kadar yaşatma mücadelesinden ayrı değil, eşdeğerdir. Kadının yaşamın her alanındaki sorunlarının çözümlenmesi, bilinçlendirilmesi ve kadın haklarının geliştirilmesi için çalışmalarımız yılmadan devam edecektir.

Toplumların gelişmesi, uygarlaşması kadınların eğitimli ve eşit haklara sahip olması sayesinde olabilecektir.

Türk kadınının seçme ve seçilme hakkına kavuşmasının 84. yılını kutlarken başta ülkemiz olmak üzere dünyadaki tüm kadınların uğradığı haksızlıkların son bulmasını diliyoruz.

4 Aralık 2018

ADD Samsun

Dr. Işık ÖZKEFELİ

Share
122 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+10 = ?